29 Nisan 2012 Pazar

KARAGÖZ VE HACIVAT


Karagöz


Oyunun hiç şüphesiz başrol oyuncusu Karagöz’dür. Okumamış bir halk adamıdır. Hacıvat’ın kullandığı yabancı kelimeleri anlamaz ya da anlamaz görünüp, onlara yanlış anlamlar yükleyerek ortaya çeşitli nükteler çıkarırken bir taraftan da Türkçe dil kuralları ile yabancı kelimeler kullanan Hacıvat ile alay eder. Her işe burnunu sokar,her işe karışır, sokakta olmadığı zaman da evinin penceresinden uzanarak, ya da içerden seslenerek işe karışır. Dobra, zaman zaman patavatsız yapısından dolayı ikide bir zor durumlarda kalırsa da bir yolunu bulup işin içinden sıyrılır. Çoğu zaman işsiz, geçim derdindedir .Hacıvat’ın bulduğu işlere girip çalışır. Başında ışkırlak adı verilen oynak bir şapka vardır. Değişik oyunlarda rol icabı değişik kıyafetler içinde farklı Karagöz tasvirleri vardır. Kadın Karagöz , Gelin Karagöz , Eşek karagöz , Çıplak Karagöz , Bekçi Karagöz , Çingene Karagöz , Tulumlu Karagöz , Davulcu Karagöz , Ağa Karagöz v.s. (Velhasıl zavallının başına gelmeyen kalmaz..)
Hacıvat


Tam bir düzen adamıdır.Nabza göre şerbet verir, eyyamcıdır.Kişisel çıkarlarını her zaman ön planda tutar.Az buçuk okumuşluğundan dolayı yabancı sözcüklerle konuşmayı sever.Perdeye gelen hemen herkesi tanır, onların işlerine aracılık eder.Alın teriyle çalışıp kazanmaktan çok Karagöz’ü çalıştırarak onun sırtından geçinmeye bakar (Günümüzde de ne kadar çok Hacıvat var değil mi.. Entel görünmek için cümle aralarına yabancı kelimeler sıkıştıranlar, başkalarının sırtından geçinenler, çıkarcılar...). Değişik oyunlarda rol icabı değişik kıyafetler içinde farklı Hacıvat tasvirleri vardır. Keçi Hacıvat , Çıplak Hacıvat, Kadın Hacıvat, Kahya Hacıvat vb.


Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/216247-hacivat-ve-karagoz-kimdir.html#ixzz1tRi1IPWp

TÜRKÇEMİZ

Karagöz Ve Hacivat

Hacivat: Merhaba Karagöz’üm.
Karagöz: Hoş geldin suda pişmiş bal kabağı.
Hacivat: Aman Karagöz’üm benimle güzel konuş. Gel seninle Bursa’yı gezip dolaşalım.
Karagöz: Kime dalaşalım.
Hacivat: Dalaşalım değil Karagöz’üm dolaşalım.
Karagöz: Nereyi dolaşalım?
Hacivat: Bursa’yı dolaşalım dedim ya Karagöz’üm sen beni dinlemiyorsun.
Karagöz: Hı peki anladım Hacivat’ım.
Hacivat: Gel şuradan dolmuşa binelim.
Karagöz: Ne dolmuş Hacivat’ım. Tepemin tasını attırma. Açtırma benim bayramlık ağzımı tepelerim ha!
Hacivat: Seninle arabaya binip Bursa’yı dolaşalım diyorum, anlamıyorsun.
Karagöz: Hı tamam anladım. Hadi arabaya binelim.
-Beraber arabaya binerek Bursa’yı gezerler. Son olarak Kapalıçarşı’ya giderler.
Karagöz: Hacivat’ım bu insanlar delirmiş, kendi kendilerine konuşuyorlar.
Hacivat: Sen de bir şey bilmiyorsun Karagöz’üm telefonla konuşuyorlar.
Karagöz: Telefon da nedir?
Hacivat: İletişimi sağlıyor Karagöz’üm.
Karagöz: İyi, çok güzel Hacivat’ım. Teknoloji çok gelişmiş.
Karagöz: Neyse benim gitmem lazım.
Hacivat: Tamam sonra görüşürüz hoşçakal.
Karagöz: Oh çok şükür senden kurtuluyorum.
Hacivat: Haydi git gideceğin yere uğurlar olsun.

5 DUYU ORGANIMIZ

Beş duyu organımız maddeler halinde;
Kulak : İşitme duyma gibi faaliyetleri yürüten duyu organımız.
Burun : Koku almayı sağlayan duyu organımız.
Dil : Tat almayı sağlayan duyu organımız.
Göz : Görmeyi sağlayan duyu organımız.
Ten : Dokunarak karşımızdaki cismi tanımamızı sağlayan duyu organımız.

27 Nisan 2012 Cuma

İLKÖĞRETİM


İlköğretim
Öğrenip bilmek gerek
Çevrede olanları,
Ayırıp süzmek gerek
Gerçeği, yalanları

İlköğretim bizlere
Okumayı öğretir,
Karanlıklar üstüne
Parlak güneşler verir


Ellerim ustalıkla
Yazacak yazıları,
Dillerim tatlılıkla
Dizecek anıları

Cahilin hiç yeri yok
Mutluluk bilenlerin,
Öpeceğim elini
Beni öğretenlerin